RUHUNU KAYBEDEN KEŞİŞ
Var olmamanın dayanılmaz hafifliği karşısında kişi çoğu zaman kendini kaybeder..çoğu zaman kaybolan ruhların derin çığlıkları..geceyi böler.
Her çığlıkta derin bir inziva olduğu anlaşılır.
Öte dünyaların- varsayımların ve tanrı figürlerinin yarattığı ahengin ölümcül dönüşümden ibaret olduğuna inanmak.
Derin ıssızlığın gölgesinde insan çoğu zaman yalnızdır, fakat yalnızlık kendine giden uzun ve ince bir patikadır… Çoğu zaman
Kardeşlerim..!
İnsanların çoğu yaşanılır dünyanın gölgesindedir, ama orda derin ruhlar ve kötülüklerde vardır. İnsan ondan kaçamaz, zira insan onun yaratıcısıdır.
İşte ruhunu kaybeden keşişin hikâyesi de böyle olmuştur, kim öte dünyanın karanlık ve kasvetli yanına dayanabilir.
Bir kudret iradesinin bize bıraktığı derin korkular, en bildik çileler, bir egemenlikten ibarettir çoğu zaman.
Çilecilik bir savaşın yarattığı bedeldir.
Ve her çilecilik derin ruhların öncesiz ve sonrasız mekâna kapı açar, orda ulu canların her seslenişi yeniden doğan ruhları kutsar.
Orda keşişinde ruhu var, ama her kaybolan ruhun hangi derinliğe gömüldüğü muammadır çoğu zaman.
İnsan çoğu zaman derin acıların yaşandığı ve ölümcül çığlıkları duyar öte dünyanın serzenişidir aslında onlar, rüyalar insanı taşır oraya… Yarı ölümlü hali ile.
Derin seslenişin yarattığı benliktir çoğu zaman, ama çoğu insan derin kuyularda, kör kapanlarda varlığını sonlandırır.
İşte ruhunu kaybeden keşişin… Hikâyesi de böyledir.kardeşlerim,insanlığın varlığına duyulan derin özlemin hiçlikte son bulması ne büyük üzüntüdür..?
Doğucan